Söylemek istediğim bir iki söz var
A:Belki gerek kalmamıştır. Duydum ben onları
K:Ama belki de ben gerek duymuştum...
A:Bu durumda tabii ki konuşmamız gerekir, seve seve
Yapmamam gereken bir şeyi iki kez duymak hoşuma gitmiyor, genelde ona fırsat vermiyorum. Eğer konu benim duygu ve davranışlarım olacaksa o konuyu hallettim ben. Söylemek istedim
K:Biraz şaşırdım. Sanmak ile ilgili bir yanlış anlaşılma oldu gibi. Senden yana değil benimle ilgiliydi. Benim için güzel ve kıymetli olan bir iki şeyi içimde tutmadan açık yüreklilikle söylemek gelmişti içimden
A: O zaman uygun bir zamanda konusalim
K:Konuşuruz
//
K:Cümleleri hızlıca okurken sihir gibi bir an... kendi okuma iç sesimin yerine kulağımda başka sesten tanıdım bir cümleyi. Öyle bir an olmuş muydu, uyku ile uyanıklık arasında bir rüya mıydı neydi? :)
A:Bu cümlenin de altını çizer misin?
K: Cizerim
A: Buralara bir dahaki gelisin ne zaman?
K: Bilmiyorum, henüz bir randevum ya da planım yok. Niçin sormuştun?
A: Seni görmek için
K: Belki kendime sudan sebepler yaratıp gelirim
A: Su adam mi olacagim?
K: Sen derinlerde yüzen bi balıksın
//
K: Dün gece bunu yazdığım sırada cuma akşamı tam odama geçtiğim anda senin sesinden duyduğum satırı okudum. Garip bir an oldu benim için. Sabah "vitrindeki hayat" ile başlayan cümleni görünce kastettiğim şeyi gerçekten anlayıp anlamadığını düşünüp biraz üzüldüm
A: İşte o sihir gibi anlarda bazen "biraz küstah" olmayı engelleyemiyorum. O kadar yakın ama bir o kadar da uzak. Sarılmak? Gitme demek? Yanına uzanmak? Susmak ve uyumaya çalışmak? Sihir beni ne yapmam gerektiği konusunda darmadağın ediyor. Bahsettiğim "diyeceklerini duydum zaten" bu işte. Ama yine de senden duymak istiyorum. Yoğunlukta anlam çıkarmakta aşırı zorlanıyorum. Belki sadece "kendimi yanında güvende hissediyorum" duyacağım. Bilmiyorum, bilemiyorum işte. Ne doğru, ne yanlış. Sadece var. Ama davranışlarımı, kelimelerimi kontrol altında tutabilirim, onu biliyorum.
Çok güzel bir iki gündü, onu biliyorum
K:Yanlışlarla doğrular arasında çok bocalıyorum ben de. Sana neden bu kadar derin güveniyorum? Nasıl bu kadar hep varmıştın gibi hissedebiliyorum? Sonra bu sihirli alan içinde söylemek istediklerimi söyleme isteği ve beraberinde kendimi kontrol gücü ve kendime kızgınlık...Bazen ruhen çok yorgunum
A: Senin de bu cümlelerin hep algiladigim ama hiçbir zaman emin olamadığım, belki de inanamadığım hislere açıklık getiriyor. Ilk kez çıktığımız akşamdan beri.
K: Bu her zaman emin olamama, inanamama ve bir sürü soru işaretine rağmen tüm şartlardan hatta zamandan bağımsız, var olmak için dayatabiliyormuş bazı his ve duygular..
